Kuzey Ege’nin Dengeli Mirası
Trilye’nin kendine has "denge" arayışına hayranım.
Trilye zeytinleri erken hasat dönemde yemyeşilken, o en inatçı hallerinde topluyoruz. Sıkım tesisinden çıkan ilk damlaları tattığımda aldığım o yeşil ceviz, çağla ve taze ot kokusu, bana tüm yorgunluğumu unutturuyor. Trilye zeytinyağı benim için mutfağın "joker" oyuncusu; ne çok baskın ne de çok çekingen...
- Sabahları güne başlarken: Eğer güne bir kaşık zeytinyağı ile başlamayı seviyor ama damağınızda ipeksi bir yumuşaklık arıyorsanız, Trilye zeytinyağı tam size göre. İçimi o kadar dengeli ki, genzinizdeki o asil yakıcılık size sadece tazeliği fısıldar.
- Soframda: Bu zeytinyağının ne çok baskın ne de çok çekingen olan karakterine hayranım. Akşam yemeğinde taze bir peynirin üzerine gezdirdiğimde veya fırından yeni çıkmış sıcak bir ekmeği bandığımda, Trilye’nin o ipeksi dokusu yemeğin lezzetini bir üst seviyeye taşıyor.
Soframda zarafet ve dengeli bir lezzet aradığımda elim hep bu zeytinyağına gider. Kendi ailemle paylaştığım bu özel lezzeti, sizin sofranıza da gönül rahatlığıyla konuk etmenizi öneririm.