3000 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ
Yapımı sabır ister, tadı hatıraları çağırır. Orta Asya’dan Osmanlı saray mutfağına uzanan bu tatlı, özellikle kandil, bayram ve taziye sofralarında paylaşmanın simgesi olmuştur.
Malzemeler:
-1,5 su bardağı irmik
-3 yemek kaşığı tereyağı
-1/2 su bardağı çam fıstığı
-1,5 su bardağı su
-1,5 su bardağı süt
-1,5 su bardağı toz şeker
-Üzeri için ceviz ve tarçın
Hazırlanışı:
Paylaştıkça anlam kazanan bu klasik tatlının keyfini çıkarın. Daha fazla tarif için Nermin Hanım Zeytinliği’ ni takip etmeyi unutmayalım.
Mutfağınızda hafif bir buhar, taze haşlanmış kabağın o tatlı kokusu ve tezgâhın üzerinde duran minicik bir mama kasesi... Bebeğinizin o meraklı bakışları eşliğinde ilk kaşığı ağzına götürdüğü o an, sadece yeni bir tadın değil, bir ömür sürecek sağlıklı beslenme alışkanlığının da ilk adımıdır.
Mutfakta taze toplanmış marulların, körpe salatalıkların ve mis kokulu domateslerin birleştiği o iştah açıcı salatayı hazırladınız. Üzerine erken hasat zeytinyağınızı gezdirdiniz. Şimdi o son, can alıcı dokunuşta sıra: Şişeyi eğdiğinizde akan o koyu yakut rengi, genzinizi hafifçe sızlatan mayhoş koku ve damağınıza değdiği an yayılan meyvemsi derinlik...
Sofraya oturdunuz, tabağınıza biraz zeytinyağı döküp taze bir ekmek banacaksınız. Beklentiniz ne? İpek gibi boğazınızdan kayıp giden, hafif ve meyvemsi bir tat mı; yoksa dili hafifçe kamaştıran, genzinizi yakan, "Ben buradayım!" diyen baskın bir karakter mi?