3000 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ
Enginar deyince akla çoğu zaman Ege gelir, ama bu kez işin içinde Tokat var. Tokat’ın ince, damarsız asma yapraklarıyla hazırlanan bu enginar dolması; içindeki tarçınlı iç pilav ve zeytinyağıyla hafif ve lezzetli bir öğün sunuyor.
Ne tam bir Ege yemeği, ne de klasik bir sarma; bu tarif ikisinin arasında bir tat.

Malzemeler:
- 4 adet çanak enginar
- 8 adet asma yaprağı
- 2 orta boy kuru soğan (küp küp doğranmış)
- 2 yemek kaşığı çam fıstığı
- 2 yemek kaşığı kuş üzümü
- 1 çay bardağı pirinç
- 1 su bardağı Edremit Olgun Hasat Soğuk Sıkım Zeytinyağı
- 1/2 çay bardağı Trilye Erken Hasat Soğuk Sıkım Zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- 1 tatlı kaşığı yenibahar
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 yemek kaşığı şeker
- 1 demet dereotu (ince doğranmış)
- 1 demet maydanoz (ince doğranmış)
- 3 su bardağı su
Yapılışı:
1. Soğanları yarım çay bardağı Edremit Olgun Hasat Soğuk Sıkım Zeytinyağı ile tencerede pembeleşene kadar çevirelim.
2. Üzerine çam fıstıklarını ve kuş üzümlerini ekleyelim, rengi pembeleşinceye kadar 2-3 dakika karıştıralım.
3. Yıkanmış pirinci ve baharatları ekleyelim. Pirinçler hafif kavrulunca 1 su bardağı suyu ekleyip kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirelim.
4. Pilav tamamen soğuyunca doğranmış dereotu ve maydanozu ekleyip karıştıralım.
5. Asma yapraklarını hafifçe yıkayalım.
6. Hazırladığınız iç pilavı enginarların içine dolduralım.
7. Yıkadığımız yaprakları iç pilavlı enginarın ilk önce altına sonra üstüne gelecek şekilde yerleştirelim ve hafifçe elimizle bastıralım.
8. Tencerenin tabanına enginar saplarını dizelim, üzerine sarma ile sarılmış enginarları yerleştirelim.
9. Üzerine 2 su bardağı kaynar su ekleyip kapağını kapatalım. Enginarlar yumuşayana kadar kısık ateşte pişirelim.
10. Soğuduktan sonra üzerine Trilye Erken Hasat Soğuk Sıkım Zeytinyağı gezdirelim ve servis edelim
Bu tarif, pratikliği ve lezzetiyle sofralarda kendine kolayca yer bulur. Mevsimin tazeliğini yansıtan bu özel tat için mutfağınızda yer açın. Yeni tarifler ve ilham verici lezzetler için Nermin Hanım Zeytinliği ’ni takipte kalın!
Kahvaltı, bizim kültürümüzde sadece bir öğün değil; aileyi, dostları ve doğanın sunduğu tüm bereketleri bir araya getiren bir törendir. Kuzey Ege’nin tertemiz havasından, Nermin Hanım Zeytinliği’nin asırlık ağaçlarından gelen o taze zeytinyağı kokusu sofraya ulaştığında ise kahvaltı bir şölene dönüşür.
Kapağını açtığınızda mutfağınıza dolan taze biçilmiş çimen, çağla ve domates sapı kokusu; damağınızda hissettiğiniz meyvemsi yoğunluk... İşte bu, binlerce yıllık zeytin ağacının bize sunduğu mucize. Peki, bu eşsiz deneyimi sıradan bir zeytinyağından ayıran "soğuk sıkım" sırrı tam olarak nedir?
Zeytin tutkunlarının çok iyi bildiği bir hassasiyet vardır: O ilk günkü diriliği ve tazeliği, kavanozun dibini görene kadar nasıl koruyacağız? Piyasadan alınan veya evde büyük bir emekle kurulan zeytinlerde en çok merak edilen o kritik soruya geliyoruz: Kavanozdaki su gerçekten dökülmeli mi, yoksa zeytin kendi suyunda mı kalmalı?