3000 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ
Zeytinyağı kapağını açtığınızda burnunuza gelen o koku... Taze bir bahar sabahı, yeşil çimenler ve zeytin ağacının gölgesi mi? Yoksa boya kokusunu andıran, ağırlaşmış ve ferahlığını yitirmiş bir koku mu?
Zeytinyağı, diğer bitkisel yağların aksine yaşayan, nefes alan bir meyve suyudur. Şişelendiği anda bile canlılığını korur. Ancak bu canlılık, doğru korunmadığında ne yazık ki kısa sürede solar. Mutfak tezgahınızın en şık köşesinde duran o şişe, belki dekoratif görünüyor olabilir ama içindeki hazinenin sessizce değer kaybetmesine neden oluyor olabilir. Gelin, emeğimizin ve sizin sağlığınızın bekçisi olan doğru saklama yöntemlerine yakından bakalım.
Zeytinyağı Bozulur mu?
Kısa cevap: Evet, ancak sandığınız şekilde değil. Zeytinyağı, şarap gibi yıllandıkça değerlenen bir ürün değildir; aksine taze tüketilmesi makbuldür.
Doğru zeytinyağı saklama koşulları sağlanmadığında, yağınız "oksidasyon" dediğimiz sürece girer. Halk arasında "acılaşma" veya "ransidite" olarak bilinen bu durum, zeytinayğı içindeki o mucizevi polifenollerin (antioksidanların) yok olması ve yerini istenmeyen tatlara bırakması demektir. Yani bozulan sadece tadı değil, aynı zamanda şifasıdır.
Mahzenin 3 Büyük Düşmanı: Işık, Isı ve Hava
Zeytinyağının kalitesini korumak için bir "mahzen mantığı" ile hareket etmenizi öneririz. İşte yağınızın savaşmak zorunda olduğu üç ana cephe:
1. Işık: Sessiz Hırsız
Güneş ışığı veya florasan lambalar... Işık, zeytinyağının içindeki klorofili aktive ederek oksidasyonu hızlandırır. Bu da yağın renginin açılmasına ve tadının bozulmasına yol açar.
2. Isı: Lezzetin Katili
Sıcaklık, kimyasal reaksiyonları hızlandırır. Ocağın hemen yanı başında, elinizin altında duran o şişe, yemek pişerken yayılan ısıya sürekli maruz kalıyorsa tehlikede demektir.
3. Hava (Oksijen): Temasın Bedeli
Kapağı açık unutulan her dakika, yağınızın oksijenle temas etmesi ve oksidasyon sürecinin başlaması demektir. Hava ile temas eden yağın asitliği artmaz belki ama "peroksit" değeri yükselir, bu da tazeliğin sonu demektir.
💡 Nermin Hanım’dan Püf Noktası
Büyük teneke 5lt zeytinyağı aldığınızda, tenekenin kapağını her açtığınızda yağın tamamını havayla temas ettirmiş olursunuz. Bunun yerine, tenekenizi açar açmaz, koyu renkli küçük cam şişelere bölüştürmenizi ve günlük kullanımda bu küçük şişeleri tüketmenizi öneririz. Böylece ana tenekeniz tazeliğini korumaya devam eder.
Plastik Şişeler Masum mu?
Plastik (PET) şişeler, zeytinyağının yapısındaki bazı bileşenlerle etkileşime girebilir ve dışarıdaki kokuları yağa geçirebilir. Biz Nermin Hanım Zeytinliği olarak, doğallığına gölge düşürmemek adına ürünlerimizi sağlığa en uygun ambalajlarda sunuyoruz. Evinizde de plastik yerine cam veya paslanmaz çelik/teneke tercih etmeniz, lezzetin saflığını koruyacaktır.
Sofranıza Şıklık ve Koruma Katın
Zeytinyağınızı ışıktan korurken sofranıza estetik bir dokunuş yapmak ister misiniz? Özel tasarım, koyu renkli cam şişesiyle hem şık hem de koruyucu olan Nermin Hanım Erken Hasat Soğuk Sıkım Zeytinyağı (500 ml) mutfağınızın başköşesi için harika bir aday.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Zeytinyağı buzdolabında saklanır mı? Zeytinyağı +4 derecenin altında donar ve kristalleşir. Bu durum yağın bozulduğu anlamına gelmez, oda sıcaklığında tekrar eski haline döner. Ancak sürekli donup çözülmek, zeytinyağının duyusal kalitesini (nefasetini) yorabilir. Bu yüzden buzdolabı yerine serin ve karanlık bir dolap (kiler) daha uygundur.
2. Zeytinyağının raf ömrü ne kadardır? Uygun zeytinyağı saklama koşulları sağlandığında, natürel sızma zeytinyağları hasat tarihinden itibaren yaklaşık 18-24 ay boyunca tazeliğini korur. Ancak şişe açıldıktan sonra, hava ile temas başladığı için 2-3 ay içinde tüketmenizi öneririz.
3. Bozulmuş zeytinyağı nasıl anlaşılır? En iyi dedektör burnunuzdur. Yağı kokladığınızda meyvemsi, taze kokular yerine; pastel boya, bayatlamış kuruyemiş veya ağır yağlı boya kokusu alıyorsanız yağınız okside olmuş demektir. Bu yağı yemeklerde kullanmak yerine, ahşap parlatıcı gibi alanlarda değerlendirebilirsiniz.
Tazeliği Korumak Sizin Elinizde
Zeytinyağı, doğanın bize sunduğu en hassas hediyelerden biridir. Biz zeytinlerimizi dalından toplarken, sıkarken ve şişelerken gösterdiğimiz özeni; sizin de evinizde saklarken göstereceğinize eminiz. Unutmayın, iyi bakılan bir zeytinyağı, her damlasında size sağlık ve lezzet olarak geri döner.
Evinizdeki stokları kontrol etmenin ve mutfağınıza taptaze bir nefes getirmenin tam zamanı! En taze hasat ürünlerimizi incelemek için mağazamızı ziyaret edebilirsiniz.
Kış aylarında mutfak dolabınızdaki veya balkonunuzdaki zeytinyağının bulandığını, beyazladığını, hatta tamamen donarak katılaştığını fark etmiş olmalısınız. Çoğu tüketici bu manzarayla karşılaştığında "Zeytinyağım bozuldu mu?" ya da "İçine başka bir yağ mı karıştırıldı?" diye endişelenir.
Pazar sabahı, taze demlenmiş çayın kokusu tüm evi sarmış... Fırından yeni çıkmış, dumanı üzerinde tüten kızarmış ekmeğinize sürecek, iştah açıcı o "kırmızı" lezzeti arıyorsunuz. Baharatın sıcaklığı, sarımsağın aroması, cevizin dişe gelen kıtırlığı ve tüm bunları birbirine bağlayan kaliteli zeytinyağının o meyvemsi dokunuşu...
Mutfağınızda yeni bir heyecan, tezgâhın üzerinde minicik bir mama kasesi ve taze haşlanmış sebzelerin o hafif buharı... Bebeğinizin ilk ek gıdasıyla tanışacağı o an, bir ebeveyn için hem en gururlu hem de en titizlendiği anlardan biridir. Şişenin kapağını açtığınızda burnunuza gelen o taze çimen ve çağla kokusu, sadece doğanın bir ikramı değil, evladınızın geleceğine yapacağınız en doğal yatırımdır.