Melomakarona Tatlısı

Bu tatlıyı ilk Selanik’te küçük bir dükkanda denemiştim. Ardından Londra’da çikolata almaya girdiğim bir dükkanda çalışan Yunan aksanlı bir kız, eliyle önce tenceredeki şerbete, sonra tarçın ceviz karışımına batırarak ikram ettiği Melomakarona’yı anlattı bana. Bu tatlının her Yunan ailenin evinde yeni yıl öncesi mutlaka yapıldığını ve ananelerinden öğrendikleri geleneksel bir tatlı olduğunu söyledi.
Londra’nın göbeğinde bu geleneksel lezzeti dünyanın her yerinden gelen müşterilere satıyorlardı. Görünüşü bizim kalburabastıya benzese de lezzeti farklı. Yılbaşı gecesi, öncesi veya sonrasında ailenizle çay eşliğinde tüketebileceğiniz hafif ve lezzetli bir tarif oldu. Şimdiden afiyet olsun.
Malzemeler:
- 2 su bardağı zeytinyağı
- 1 su bardağı brendi
- 1 su bardağı taze sıkılmış portakal suyu
- 1su bardağından biraz fazla tozşeker
- 7 su bardağı un
- 2 paket kabartma tozu
- 2 su bardağı çiçek balı
- 2 su bardağı şeker
- 2 su bardağı su
- 1 adet tarçın kabuğu
- Tarçın
- Ceviz
Yapılışı:
Zeytinyağı, brendi, taze sıkılmış portakal suyu, tozşeker derin bir kapta karıştırılır.Başka bir kapta un ve iki paket kabartma tozu karıştırılır. Unlu karışım diğer kaptaki sıvı karışımın içine yavaş yavaş konarak kaşık yardımıyla karıştırılır. Hamur kulak memesi kıvamına geldiğinde elle yoğurmaya devam edilir.Hamurdan 1 yemek kaşığı büyüklüğünde toplar alınarak avuç içinde yuvarlanır. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir. 180 dereceye ayarlanmış fırında 35- 40 dakika pişirilir.
Şerbetin Hazırlanışı:
Orta boy bir tencerede 2 su bardağı bal, 2 su bardağı şeker, 2 su bardağı su orta ateşte 15-20 dakika orta koyu kıvam alana kadar pişirilir. Pişen ve soğuyan Melomakaronalar bu şerbetin içine atılır. 1 dakika her yeri şerbet olana kadar bekletilir.Şerbetten çıkarılan Melomakarona’nın üst yüzeyi tarçın ve kırılmış cevize batırılarak servis tabağına alınır. (Bu aşamada elinizle melomakaronayı tutup tarçın ve cevize batırıp servis tabağına dizmek daha pratik olur.)
Mutlu yıllar!
Bazı ağaçlar yalnızca meyve verir, bazıları ise yüzyıllar boyunca hikâyeler anlatır. Zeytin ağacı da onlardan biridir. Köklerini toprağın derinliklerine salan, kuraklığa ve zamana meydan okuyan bu kadim ağaç; tarih boyunca bereketin, barışın, bilgeliğin ve yeniden doğuşun simgesi olmuştur. Antik kentlerin taş duvarları yıkılmış, medeniyetler değişmiş, krallar ve imparatorluklar tarihe karışmıştır. Ancak zeytin ağaçları, tüm bu değişimlerin sessiz tanıkları olarak yaşamaya devam etmiştir.
Zeytin denildiğinde akla çoğu zaman Ege gelir. Oysa Marmara Bölgesi de kendine özgü zeytin çeşitleri ve köklü zeytincilik kültürüyle Türkiye'nin önemli üretim bölgelerinden biridir. Bu coğrafyanın en bilinen zeytin çeşitlerinden biri olan Trilye zeytin, sofralık olarak olduğu kadar yüksek kaliteli Trilye çeşidi Erken Hasat Naturel Sızma Zeytinyağı üretiminde de kendine özgü karakteriyle öne çıkar.
Sirke, mutfakların en eski ve çok yönlü ürünlerinden biridir. Doğal fermantasyonla sabırla fermente edilen her bir sirke, kendine has bir karakteri ve eşsiz aroma profilleri ile mutfakta hazırladığınız salatanın, sosun ya da yemeğin lezzetini tamamen değiştirir.