3000 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ
Nermin Hanım Zeytinliği olarak güne arınarak başlamanın gücüne inanıyoruz. Ağız bakımı, tüm vücut sisteminin giriş kapısıdır ve bu kapıyı en saf haliyle korumak senin elinde. Biz, toprağın kalbinden gelen saflığı en doğal haliyle şişeliyoruz ki, sen de bu kadim yöntemle güne daha zinde ve arınmış başlayabilesin.
Oil Pulling (Yağ Çiğneme) Nedir?
Oil pulling, kökleri binlerce yıl öncesine dayanan geleneksel bir disiplindir. Temelinde ağızdaki kalıntıları ve toksinleri yağ yardımıyla "mıknatıs gibi" çekip dışarı atma prensibi yatar. Bu yöntem, sadece bir temizlik değil, aynı zamanda güne başlarken kendine ayıracağın on beş dakikalık bir arınma seansıdır. Binlerce yıllık bu gelenek, ağız florasının doğal dengesini desteklemek ve güne daha temiz bir hisle başlamak için kullanılan en doğal yollardan biridir.
Neden Nermin Hanım Zeytinliği Zeytinyağı?
Piyasada pek çok yağ seçeneği olsa da, zeytinyağının yeri bizim için apayrıdır. Erken Hasat Soğuk Sıkım Zeytinyağlarımızın içeriğindeki doğal bileşenler ve E vitamini, ağız içindeki yumuşak dokuyu nazikçe destekler. Diğer yağların aksine, zeytinyağı yüksek oranda fenolik bileşik içerir. Kaz Dağları’nın tertemiz havasında yetişen meyvelerimizden gelen o kendine has taze meyvemsi aroma, bu süreci senin için çok daha keyifli ve ferah bir ritüele dönüştürür.
Oil Pulling Nasıl Yapılır? (Adım Adım Uygulama Rehberi)
Bu ritüeli hayatının bir parçası haline getirmek aslında çok basit. Önemli olan süreklilik ve doğru yağı kullanmaktır:
Bu Ritüelin Sana Sağlayacağı 5 Temel Fayda
Düzenli uygulandığında zeytinyağının etkisi kendini göstermeye başlar:
Biz, Kaz Dağları'nda her bir zeytin tanesine emek verirken, onun sadece sofrana değil, yaşamına da şifa katmasını hayal ediyoruz. Sen de doğanın bu sessiz ama güçlü dokunuşunu bizzat deneyimlemek istersen, taptaze zeytinyağlarımızı keşfetmek için Nermin Hanım Zeytinliği Mağazamızı ziyaret etmeyi unutma.
Doğallığın ve sağlığın bereketi seninle olsun.
Pazar kahvaltısına oturdunuz. Tabağınızda bembeyaz bir kalıp peynir duruyor. Çatalınızı batırdığınız o anı hayal edin... Peynir un gibi dağılıp parçalanıyor mu, yoksa çatalın ucunda asil bir bütünlükle mi duruyor? Ağzınıza attığınızda damağınızı saran o yoğun süt aroması, hafif tuzlu ve hafif ekşimsi o mükemmel dengeyi hissediyor musunuz?
Zeytinliklerimizde mevsimin döndüğü, rüzgarın serinlemeye başladığı günleri hayal edin. Dallar önce canlı, parlak bir yeşile bürünür; zeytinler henüz "gençtir", serttir ve hayat doludur. Sonra zaman ilerler, kış güneşiyle birlikte o yeşil taneler yavaşça mora, ardından siyahın en asil tonuna döner; zeytin "olgunlaşır", yumuşar ve yağlanır.
Ekim ayının serin sabahında, Kaz Dağları’nın eteklerindeki zeytinliğimizde olduğunuzu hayal edin. Elinizle dalından kopardığınız o taze, yeşil zeytini hafifçe sıktığınızda parmaklarınıza bulaşan o yoğun, meyvemsi koku... İşte o koku, zeytinin içindeki yaşam enerjisidir. O taze çimen, çağla ve domates sapı kokusunu şişenin içine hapsedebilmenin tek bir yolu vardır: Isıya meydan okumak.