3000 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ
Filtre Edilmemiş Erken Hasat Naturel Sızma Zeytinyağı;
Ekim ayı başlarında zeytinler henüz yeşil iken erken hasat döneminde özenle yere değmeden toplanır, delikli hava geçirgen 20-25 kg alan kasalara konur. Bekletilmeden aynı gün içerisinde fabrikaya götürülür ve sıkıma alınır. Çuvallar yerine kasalarda taşınarak zeytinin kızışmasının dolayısıyla yağda olumsuz tatlar oluşmasının önüne geçilir.
27 C altında en az su ilavesi ile 2 fazlı sistemlerde Soğuk Sıkım (Cold Press) yöntemiyle zeytinyağlarımız üretilir. Bu üretim şekliyle fenolik bileşenler üst seviyede tutulur.
Yeşil meyvemsi aromaya sahip, zeytin meyvesinden gelen fenol bileşenlerin ve antioksidanların etkisi ile dil üzerinde yoğun hissedilir acılık ve genizde yakıcılık oluşturmaktadır.
Zeytinyağlarımızın ön analizleri fabrikada yapılır ve çelik krom tanklarda saklamaya alınır. Krom tanklarımızın bulunduğu alan ayrıca iklimlendirme yapılarak donmasına engel olunmakta ve max. 22 C derecede tutulmaktadır.
Konik Cr-Ni tanklarda dinlenmeye aldığımız yağımızın yoğun posası zamanla konik kısımda çökmektedir. Filtre edilmemiş olarak tercih edildiğinde tanktaki dinlenmiş yağımız filtreleme işlemi yapılmadan en doğal haliyle ambalajına doldurulmaktadır.
Posalı görüntüye sahip olup meyvemsilik yoğun halde hissedilir. Yağın içinde bulunan posa (küçük zeytin parçacıkları) bir süre sonra dibe çökebilir. Bu doğal ve normal bir durumdur, 2 ay gibi kısa zamanda tüketilmesi tavsiye edilir. Zeytinyağlarımızın tamamını oksijen, ışık ve ısıdan uzak tutmak gerekiyor ama özellikle filtre edilmemiş, posalı bir yağ aldığınızda oksijen, sıcak ve ışıktan kesinlikle uzak tutmanız gerekmektedir.
Nermin Hanım Zeytinliği Erken Hasat Naturel Sızma Zeytinyağımız ise;
Konik Cr-Ni tanklara alınan Erken Hasat Zeytinyağlarımız kağıt filtrelerden geçirilerek posası tamamen alındıktan sonra dinlenmeye bırakılmakta ve siparişleriniz alındıktan sonra ambalajına doldurulmaktadır.
Her iki erken hasat natürel sızma zeytinyağımızın da Sabah kahvaltılarında çiğ olarak tüketilmesi, salata ve mezelerde, pilav, makarna, ekmek, pizza ve ızgara balık üstüne çiğ dökerek kullanımı tavsiye edilir. Sofralık ve yemeklik için de uygundur.
Mutlu, bereketli, sevgi dolu sofralarda afiyetle tüketmeniz dileğiyle…
Nermin Gelbal Gökduman
Pazar sabahı, taze demlenmiş çayın kokusu tüm evi sarmış... Fırından yeni çıkmış, dumanı üzerinde tüten kızarmış ekmeğinize sürecek, iştah açıcı o "kırmızı" lezzeti arıyorsunuz. Baharatın sıcaklığı, sarımsağın aroması, cevizin dişe gelen kıtırlığı ve tüm bunları birbirine bağlayan kaliteli zeytinyağının o meyvemsi dokunuşu...
Mutfağınızda yeni bir heyecan, tezgâhın üzerinde minicik bir mama kasesi ve taze haşlanmış sebzelerin o hafif buharı... Bebeğinizin ilk ek gıdasıyla tanışacağı o an, bir ebeveyn için hem en gururlu hem de en titizlendiği anlardan biridir. Şişenin kapağını açtığınızda burnunuza gelen o taze çimen ve çağla kokusu, sadece doğanın bir ikramı değil, evladınızın geleceğine yapacağınız en doğal yatırımdır.
Son yıllarda sağlıklı yaşam dünyasında sıkça duyduğumuz bir terim var: Polifenol. Özellikle zeytinyağı söz konusu olduğunda, bir yağın "sıradan bir yemeklik yağ" mı yoksa "şifa kaynağı bir iksir" mi olduğunu belirleyen en önemli kriter polifenol miktarıdır.