3000 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ
Nermin Hanım Zeytinliği’nde üretilen Erken Hasat – Olgun Hasat Zeytinyağları
İkisinin arasındaki farkları anlatmaya başlamadan önce genel olarak zeytinyağı çeşitleriyle ilgili bilgi vermek istiyorum.
1- Natürel Zeytinyağları: Zeytin ağacı meyvesinden, doğal özelliklerini değiştirmeyecek bir sıcaklıkta sadece mekanik veya fiziksel işlemler uygulanarak elde edilen, berrak, yeşilden sarıya değişebilen renkte, kendine özgü tat ve kokuda olan doğal halinde gıda olarak tüketilebilen yağlardır.
a) Natürel Sızma Zeytinyağı: Kokusu ve tadında kusur olmayan, oleik asit cinsinden serbest asitlik derecesi en fazla % 0,8 olan natürel zeytinyağı “Sızma Zeytinyağı” olarak adlandırılır.
Duyusal özellikleri olarak; Natürel sızma bir zeytinyağının sahip olması gereken olumlu özellikler olan acılık, yakıcılık, meyvemsilik özelliklerine sahip olmalıdır. Tadında ve kokusunda olumsuz özellikler barındırmamalıdır.
b) Natürel Birinci Zeytinyağı: Kokusu veya tadında çok hafif kusurları bulunabilen, serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 2 olan natürel zeytinyağıdır.
2- Rafine Zeytinyağı: Olumsuz özellikler içeren, doğal haliyle yiyecek olarak kullanılamayacak zeytin ham yağının yapısında değişikliğe yol açmayan metodlarla rafine edilmesi sonucu elde edilen, sarının değişik tonlarında rengi olan kendine özgü tat ve kokuda bir yağdır. Serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 0.3’tür.
3- Riviera Zeytinyağı: Rafine zeytinyağı (%80-85) ile doğal halinde gıda olarak tüketilebilecek natürel zeytinyağlarının (%15-20) karışımından oluşan, yeşilden sarıya değişen renkte, kendine özgü tat ve kokuda bir yağdır. Serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 1.5’tir.
Erken Hasat Natürel Sızma Zeytinyağı:
Yağlanan zeytin meyvesinin rengi yeşil-yeşilden alaya dönmeye başladığı dönemde toplanarak sıkılmasıyla elde edilen natürel sızma zeytinyağımız Erken Hasat Natürel Sızma olarak adlandırılır. Mevsimlerin sıcak ya da soğuk geçmesine, doğa koşullarına göre hasat zamanı değişiklik gösterebilir. Edremit Bölgesinde genel de ekim ayı başında başlanır ve kasım ayının ortasına kadar devam eder. Erken Hasat Zeytinyağları duyusal özellikler açısından daha kuvvetlidir. Yeşil meyvemsi aromaya sahip, zeytin meyvesinden gelen fenol bileşenlerin ve antioksidanların etkisi ile dil üzerinde yoğun hissedilir acılık ve genizde yakıcılık oluşturmaktadır. Renk yeşile daha yakındır.
Olgun Hasat Natürel Sızma Zeytinyağları:
Zeytin meyvesinin aladan siyaha dönüşmeye başladığı dönemde başlar siyahlaştığı döneme kadar devam eder. Olgun Hasat Natürel sızma zeytinyağlarının rengi erken hasada göre daha sarıya yakındır. Zeytin meyvesinden gelen duyusal özellikleri daha hafiftir.
Natürel Sızma Zeytinyağlarımızın her ikisini de çiğ olarak tüketebilirsiniz, yemeklerde, salatalarda, kahvaltıda kullanabilirsiniz. Özellikle Erken Hasat Natürel Sızma Zeytinyağımız sabah kahvaltısı ve salatalar için vazgeçilmezdir. J
Natürel Birinci Zeytinyağımızı ise yemeklerde kullanmanızı tavsiye ederiz. Arada bir kızartma yapıyorum diyenler için de Natürel Birinci Zeytinyağımızı kızartmalarında kullanmasını tavsiye ederiz.
Mutlu, bereketli, sevgi dolu sofralarda afiyetle tüketmeniz dileğiyle…
Nermin Gelbal Gökduman
Kahvaltı, bizim kültürümüzde sadece bir öğün değil; aileyi, dostları ve doğanın sunduğu tüm bereketleri bir araya getiren bir törendir. Kuzey Ege’nin tertemiz havasından, Nermin Hanım Zeytinliği’nin asırlık ağaçlarından gelen o taze zeytinyağı kokusu sofraya ulaştığında ise kahvaltı bir şölene dönüşür.
Kapağını açtığınızda mutfağınıza dolan taze biçilmiş çimen, çağla ve domates sapı kokusu; damağınızda hissettiğiniz meyvemsi yoğunluk... İşte bu, binlerce yıllık zeytin ağacının bize sunduğu mucize. Peki, bu eşsiz deneyimi sıradan bir zeytinyağından ayıran "soğuk sıkım" sırrı tam olarak nedir?
Zeytin tutkunlarının çok iyi bildiği bir hassasiyet vardır: O ilk günkü diriliği ve tazeliği, kavanozun dibini görene kadar nasıl koruyacağız? Piyasadan alınan veya evde büyük bir emekle kurulan zeytinlerde en çok merak edilen o kritik soruya geliyoruz: Kavanozdaki su gerçekten dökülmeli mi, yoksa zeytin kendi suyunda mı kalmalı?