3000 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ
Doğanın bizlere sunduğu iki değerli besin: Zeytinyağı ve İncir… Bu ikili bir araya geldiğinde ortaya hem lezzetli hem de geleneksel bir karışım ortaya çıkmaktadır:“Zeytinyağlı İncir Kürü.” Yüzyıllar öncesinden gelen bu doğal tarif, yeni bir trend değil; Anadolu’da uzun yıllardır özellikle sabahları güne doğal bir dokunuş katmak için sık sık tüketilen bir besindi. Nermin Hanım erken hasat soğuk sıkım zeytinyağları ise bu geleneğe en güzel hâliyle eşlik etmektedir.
Zeytinyağı ile İncirin Tamamlayıcı Gücü
Zeytinyağının kendine has aroması, incirin doğal tatlılığı ve lifli yapısıyla birleştiğinde ortaya keyifli bir denge çıkar. Sindirim sisteminin dostudur.
İbn-i Sina’nın Notlarında Geçen Bir Gelenek
İbn-i Sina’nın metinlerinde bu karışımdan söz edildiği görülür. O dönemde, böyle tarifler günlük yaşamın ve geleneksel anlayışın bir parçasıydı. Zeytinyağı ve incirin bir araya gelişi de, tarih boyunca farklı kültürlerde çeşitli amaçlarla tercih edilen doğal bir uygulama olarak karşımıza çıkar.
Günümüzde yapılan bazı araştırmalar, zeytinyağı ve incirin doğal yapısının bilimsel açıdan da merak edildiğini gösteriyor. Bu ilgi, geleneksel tariflerin günümüzde yeniden değer görmesine yardımcı oluyor.
Doğru Zeytinyağı Seçimi
Zeytinyağlı kürlerde soğuk sıkım ve erken hasat zeytinyağı kullanılması tavsiye edilir. Çünkü bu tür zeytinyağları, polifenol gibi faydalı bileşenleri açısından daha zengindir ve meyvemsi kokusuyla incirin tadını mükemmel biçimde tamamlar. Nermin Hanım Zeytinliği olarak, zeytinlerimizi özenle seçiyor ve soğuk sıkım yöntemiile katkısız biçimde sıkıyoruz. Böylece kürünüzde en saf ve en doğal zeytinyağını kullanmanızı sağlıyoruz.
Günün yorgunluğu üzerinizde, iftar vaktine ise sayılı dakikalar var... Ezan okunmadan hemen önce sofraya o son dokunuşu yapmak, hem göze hem damağa hitap eden renkli bir tabak eklemek istersiniz ya; işte o an zeytinyağının mucizesi devreye girer.
Ramazan ayında ibadetinizi huzurla yerine getirirken, bedeninizi de aynı zarafetle beslemek mümkündür. Birçok kişi oruç tutarken kaçınılmaz bir yorgunluk yaşayacağını düşünür. Oysa doğru kaynaklardan gelen, doğru enerji, gün boyu sürecek bir zindeliğin anahtarıdır. Gelin, "sıvı altın"ın bu kutsal ayda sadece sofranıza lezzet değil, hücrelerinize nasıl enerji taşıdığını birlikte inceleyelim.
Sahur, sadece bir öğün değil; günün geri kalanındaki enerjinizi, sabrınızı ve en önemlisi vücut direncinizi belirleyen bir hazırlıktır. Çoğumuzun en büyük endişesi ise gün içinde yaşanacak o zorlayıcı susuzluk hissidir. Peki, sahurda tabağınıza koyduğunuz seçimlerin, ertesi günün konforunu doğrudan etkilediğini biliyor muydunuz? Gelin, bu Ramazan’da susuzluğu bir kenara bırakıp ferahlığı sofranıza konuk edelim.