3000 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ
Zeytinyağı denildiğinde akla genellikle salatalar, soslar ve çiğ tüketim gelir. Ancak mutfakta sıkça sorulan bir soru vardır: “Zeytinyağıyla kızartma yapılır mı?” Yıllardır bu konuda farklı görüşler dile getirilir. Kimi “zeytinyağı kızartmaya gelmez” der, kimi ise “en lezzetlisi odur” diye savunur.
Gerçek şu ki, doğru zeytinyağıyla yapılan kızartmalar hem hafif hem de lezzetli olabilir.
Zeytinyağı ile Kızartma Olur mu?
Kızartma denildiğinde çoğu kişinin aklına ayçiçek yağı gelir. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinyağının kızartmalarda doğal ve lezzetli bir alternatif olduğunu ortaya koymuştur.
Zeytinyağının yanma sıcaklığı daha yüksektir, Zeytinyağı ile kızartılan patates, kabak, patlıcan veya balık gibi yiyecekler dışı çıtır, içi yumuşak kalır. Yani zeytinyağı ile hem daha az yağlı, hafif bir kızartma yapabilirsiniz.
Kızartmada Isı ve Kalite Dengesi
Zeytinyağı ısıtıldığında içindeki doğal bileşenler yüksek sıcaklıklarda bir miktar azalır. Zeytinyağını yemekler piştikten sonra üzerine ilave ettiğimizde yani ısıya maruz bırakmadığımızda sağlık bileşenlerinden daha fazla faydalanırız. Bu nedenle çok yüksek ısıda veya uzun süreli kızartmalar yapmak, yağın doğal yapısını etkileyebilir.
Tercihimiz kızartma olacaksa en iyi sonucu almak için orta sıcaklıkta kızartma yapmak ve aynı yağı tekrar tekrar kullanmamak önerilir.
Daha Hafif, Daha Lezzetli Kızartmalar İçin İpuçları
● Kızartma öncesinde tavanın tamamen kuru olmasına dikkat edin.
● Yağı fazla ısıtmadan, orta ateşte pişirin.
● Her kızartmadan sonra yağı süzerek temizleyin, mümkünse tekrar kullanmayın.
● En iyi aromayı ve sağlık bileşenlerini korumak için zeytinyağını soğuk sıkım ve taze olarak tercih edin.
Zeytinyağının Her Hali Güzel, Ama En Doğalı En Değerlisi
👉 Nermin Hanım Zeytinliği’nde, her damlası yemekleriniz için özenle üretilen Yemeklik Naturel Birinci Zeytinyağı’nı hemen keşfedin.
Mutfakta taze toplanmış marulların, körpe salatalıkların ve mis kokulu domateslerin birleştiği o iştah açıcı salatayı hazırladınız. Üzerine erken hasat zeytinyağınızı gezdirdiniz. Şimdi o son, can alıcı dokunuşta sıra: Şişeyi eğdiğinizde akan o koyu yakut rengi, genzinizi hafifçe sızlatan mayhoş koku ve damağınıza değdiği an yayılan meyvemsi derinlik...
Sofraya oturdunuz, tabağınıza biraz zeytinyağı döküp taze bir ekmek banacaksınız. Beklentiniz ne? İpek gibi boğazınızdan kayıp giden, hafif ve meyvemsi bir tat mı; yoksa dili hafifçe kamaştıran, genzinizi yakan, "Ben buradayım!" diyen baskın bir karakter mi?
Sabahın ilk ışıkları Kaz Dağları’nın eteklerine düşerken, zeytinliklerimizden yükselen o taze, topraksı kokuyu hayal edin. Kahvaltı sofrasına oturduğunuzda, önünüzdeki kaseden aldığınız bir zeytinin damakta bıraktığı o hafif meyvemsi tadın, aslında aylarca süren sabırlı bir emeğin sonucu olduğunu biliyor muydunuz?