3000 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ

Geçmişte uygulanan yanlış politika ve yönlendirmeler sonucunda halk zararlı yağlara yaklaştırılırken, zeytinyağından uzaklaştırılmıştı. Fakat günümüzde doğru bilgiye ulaşma kolaylığı sağlayan teknoloji sayesinde, zeytinyağına ilgi oldukça artmış durumdadır. Kaliteli zeytinyağının nasıl anlaşılacağına dair doğru bilgileri, birkaç başlık altında sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Zeytin meyvesi olgunlaştıkça içeriğindeki yağ miktarı artarken, polifenol oranı azalır. Bu sebeple ve polifenoller uçucu, suda çözünür yapıda olduklarından, zeytinin erken hasat döneminde, olabildiğince az su kullanılarak, soğuk sıkım yapılarak üretilmesi gerekmektedir.
Bir zeytinyağını kokladığınızda, yağlı boyayı çağrıştıran bir koku alıyorsanız, bu durum yağın uzun süre beklediğini göstermektedir ve istenilmeyen bir durumdur. Zeytin kokuyorsa bu da bilinenin aksine istenmeyen bir durumdur, zeytinin fazla bekletilerek sıkıldığını gösterir. Kokladığınızda kötü, rahatsız edici kokuların aksine taze çimen, taze meyve kokuları almanız gerekmektedir.
İyi bir zeytinyağını tattığınızda, dilinizin yan bölgelerinde acılık, boğazınızda isi yakıcılık hissi olmalıdır. Yakıcılık hissinin asit oranı ile bir ilgisi olmamakla beraber, içeriğinde yüksek miktarda antioksidan olduğunun göstergesidir. Zeytinyağını tadarak, dilinizin bir kısmı dışarıda olacak şekilde, dilinizin üstünde gezdirerek tadabilirsiniz.
Satın alırken zeytinyağının rengine bakarak karar vermek bilinenin aksine yanlıştır. Renk zeytinyağında kalite unsuru değildir, Yanlış bilinen bu bilgi sebebi ile, piyasada içeriğinde renklendirici bulunan çok sayıda zeytinyağı, ne yazık ki ‘rengi koyuysa sağlıklıdır’ algısıyla satın alınmaktadır. Oysaki renk kalitede belirleyici bir kriter değildir.
Markası ve etiketi olan ürünleri tercih etmeniz önemli bir husustur. Çünkü bu ürünler Tarım ve Orman bakanlığı tarafınca onaylı ürünlerdir. Dolum tarihi yerine, hasat yılını sorgulamanız gerekmektedir. Ürünün etiketini okuyarak, zeytinyağının üretim ya da hasat yılı, dolum tarihi, son kullanma tarihi, elde edildiği zeytin çeşidini ve bölgesini etiket üzerinde aramanız gerekmektedir. Zeytinyağının pet şişe gibi son derece sağlıksız şekilde saklanmaması, koyu renkli cam şişede bulunmasına önem vererek satın almalısınız. Güneş ışığının etkisiyle zeytinyağı çok kısa sürede bozulur, bu sebeple ışıktan azami şekilde etkilenecek bir şişede bulunması önemlidir.
Zeytinyağının asit değerinin düşük olması, iyi işlenmiş olduğu anlamına gelir. Ortalama olarak baz alındığında %0,4 değeri altındaki asit değerine sahip olan zeytinyağları kaliteli yağlar olarak kabul edilmektedir. Zeytinyağının içeriğinin bozulmaması ve faydalı olabilmesi için iki-üç ay içerisinde tüketilmesi gerekmektedir.
İyi zeytinyağı nasıl anlaşılır Hakiki zeytinyağı nasıl anlaşılır Gerçek zeytinyağı nasıl anlaşılır En iyi zeytinyağı nasıl anlaşılır Doğal zeytinyağı nasıl anlaşılır Orjinal zeytinyağı nasıl anlaşılır
Günün yorgunluğu üzerinizde, iftar vaktine ise sayılı dakikalar var... Ezan okunmadan hemen önce sofraya o son dokunuşu yapmak, hem göze hem damağa hitap eden renkli bir tabak eklemek istersiniz ya; işte o an zeytinyağının mucizesi devreye girer.
Ramazan ayında ibadetinizi huzurla yerine getirirken, bedeninizi de aynı zarafetle beslemek mümkündür. Birçok kişi oruç tutarken kaçınılmaz bir yorgunluk yaşayacağını düşünür. Oysa doğru kaynaklardan gelen, doğru enerji, gün boyu sürecek bir zindeliğin anahtarıdır. Gelin, "sıvı altın"ın bu kutsal ayda sadece sofranıza lezzet değil, hücrelerinize nasıl enerji taşıdığını birlikte inceleyelim.
Sahur, sadece bir öğün değil; günün geri kalanındaki enerjinizi, sabrınızı ve en önemlisi vücut direncinizi belirleyen bir hazırlıktır. Çoğumuzun en büyük endişesi ise gün içinde yaşanacak o zorlayıcı susuzluk hissidir. Peki, sahurda tabağınıza koyduğunuz seçimlerin, ertesi günün konforunu doğrudan etkilediğini biliyor muydunuz? Gelin, bu Ramazan’da susuzluğu bir kenara bırakıp ferahlığı sofranıza konuk edelim.