3000 TL VE ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ
Akdeniz mutfağı, sadece bir beslenme biçimi değildir; bir yaşam kültürüdür.Denizin tuzu, güneşin sıcaklığı ve zeytin ağaçlarının gölgesiyle şekillenen bu kültür, yüzyıllardır aynı mesajı verir; dengeli yaşamayı prensip edinmek.
Sofra da dengeli beslenmenin temeli mevsiminde tüketilen doğal sebzeler ve soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağından gelir.
Akdeniz Tipi Beslenme Nedir?
Akdeniz tipi beslenme, Ege ve Güney Avrupa mutfaklarının ortak mirasıdır.Temelinde doğal, mevsimsel ve işlenmemiş gıdalar vardır.Sofrada genellikle şu beş öğe eksik olmaz:
Sıradan bir zeytinyağı ile soğuk sıkım erken hasat bir zeytinyağı arasındaki en büyük fark polifenol miktarıdır. Polifenoller, vücudu serbest radikallere karşı koruyan güçlü antioksidanlardır. Akdeniz tipi beslenmenin sağladığı "hücresel yenilenme", aslında bu bileşenler sayesinde gerçekleşir.
Et, süt gibi gıdalar az ve dengeli şekilde yer alır. Akdeniz mutfağı ne bir “diyettir ne de “yasaklar listesi”. Aksine, doğanın sunduğu faydalı besinleri tercih etmek, dengeli olarak tüketmektir.
Akdeniz Sofrasında Zeytinyağının Rolü
Zeytinyağı, Akdeniz tipi beslenmenin merkezinde yer alır.Kahvaltılarda, salata soslarında özellikle yüksek polifenollü soğuk sıkım erken hasat natürel sızma zeytinyağları tercih edilir. Pişirilen yemeğin ise vazgeçilmezi yine zeytinyağıdır. Zeytinyağı, toprağın bereketini, güneşin enerjisini sofraya taşır.
Zeytinyağı, yemeklere sadece tat değil, kimlik de verir.Akdeniz yeşillikleri salatasında, domatesin üzerine gezdirilen birkaç damla soğuk sıkım erken hasat zeytinyağı, tüm salatanın rengini, tadımdaki hissettiklerinizi değiştirir. Akdeniz mutfağında “fazla” değil, “yerinde ve ölçülü kullanılan” değerlidir.
Akdeniz mutfağının özü, denge ve sadeliktir. Hakiki, doğal zeytinyağı da bu anlayışın bir sembolüdür: Ne gösterişli ne baskın ama her zaman orada, tam olması gerektiği kadar.
Bir Yaşam Biçimi Olarak Zeytinyağı
Zeytinyağı sadece sofralarda değil, hayatın her alanında vardır.Yüzyıllar boyunca sabun yapımında, cilt bakımında, hatta kutsal törenlerde bile yer bulmuştur.Bu çok yönlülük, zeytinyağının insanla doğa arasındaki kadim ilişkiyi temsil etmesindendir. Akdeniz’de her evde, zeytinyağının kullanılmadığı bir alan neredeyse yoktur.
Son Söz: Sade Yaşamın Sırrı
Akdeniz tipi beslenme, aslında şu mesajı da verir:Az ama dengeli doğal yiyeceklerle de güzel beslenilebilir. Bir tabak taze sebze, biraz kaya tuzu ve birkaç damla soğuk sıkım zeytinyağı... Bu sadelikte hem doğanın eşsiz ritmi hem insan emeği saklıdır.
Nermin Hanım Zeytinliği olarak Akdeniz tipi beslenmeyi benimsiyoruz. Bizim için zeytinyağı, sadece bir gıda değil, doğanın sunduğu özel bir nimet ve geçmişimizden geleceğimize aktardığımız kültürümüzün bir parçası. Bu bilinç ve hassasiyetle yüksek polifenollü soğuk sıkım zeytinyağı üretimini önemsiyoruz.
Mutfağınızda yeni bir heyecan, tezgâhın üzerinde minicik bir mama kasesi ve taze haşlanmış sebzelerin o hafif buharı... Bebeğinizin ilk ek gıdasıyla tanışacağı o an, bir ebeveyn için hem en gururlu hem de en titizlendiği anlardan biridir. Şişenin kapağını açtığınızda burnunuza gelen o taze çimen ve çağla kokusu, sadece doğanın bir ikramı değil, evladınızın geleceğine yapacağınız en doğal yatırımdır.
Son yıllarda sağlıklı yaşam dünyasında sıkça duyduğumuz bir terim var: Polifenol. Özellikle zeytinyağı söz konusu olduğunda, bir yağın "sıradan bir yemeklik yağ" mı yoksa "şifa kaynağı bir iksir" mi olduğunu belirleyen en önemli kriter polifenol miktarıdır.
Mutfağınızda hafif bir buhar, taze haşlanmış kabağın o tatlı kokusu ve tezgâhın üzerinde duran minicik bir mama kasesi... Bebeğinizin o meraklı bakışları eşliğinde ilk kaşığı ağzına götürdüğü o an, sadece yeni bir tadın değil, bir ömür sürecek sağlıklı beslenme alışkanlığının da ilk adımıdır.